BİLİŞİM DANIŞMANLIĞI Sizin kendi departmanınız gibi davranıyoruz!

Teknoloji Danışmanlığı

Günümüzde teknoloji ve özellikle bilgi ve iletişim teknolojileri kurumların/işletmelerin iş yapabilmesinin kaçınılmaz bir parçası olmuştur. Artık bilgi teknolojileri kurumların/şirketlerin rekabette gücünü artıran en önemli araçlardan biri olarak kabul görmektedir.

Her kurum/şirket bu alandaki yatırımlarına ciddi önem vermektedir ve ilgili çalışanlarına bu alanda yatırımları hızlandırmaları için baskı yapmaktadır.

Teknoloji alanında yüksek rakamlar oluşturan bu yatırımları yapmanın önemi kadar, yapılan yatırımların ve projelerin başarısı ve hangi yatırımın, hangi öncelikte ve hangi yönde yapılacağı da önem içermektedir.

Bazen kurumlar/şirketler “sadece yap” yaklaşımını benimseyebilmektedir. Burada teknolojinin tek başına işe yaramadığı, değer oluşturmak için teknolojinin iş hedeflerine uygun olarak, bu hedefleri destekleyecek stratejik bir araç olarak kullanılması gerekeceği üzerinde durmak gerekir.

İnsanların artık herhangi bir anda, herhangi bir yerden ve ellerinde bulunan herhangi bir cihazla sistemlere erişmek istediklerini ve işlerini bu şekilde yapmayı arzu ettiklerini kaçınılmaz bir şekilde görmek gerekir.

Aynı davranış şekli/talebi daha da artan bir şekilde “müşteri” tarafında bulunmaktadır.

Bu eğilimler kurumların bilişim yapılarını tasarlarken ve oluştururken gözden kaçırmamaları gereken ana hususlardandır.

Endüstride de bugünlerde yoğun bir şekilde herhangi bir yerden çalışmayı kolaylaştıracak eğilimler (Cloud Computing – Bulut Bilişim) ve yeni çıkan cihazları edinip (Consumerization of IT – IT ‘nin tüketicileştirilmesi), bu cihazlarla sistemlere erişip kullanmak (Bring Your Own Device (BYOD) – Kendi Cihazını Getir) isteyenler ayrıca bilgi teknolojileri tarafının ana gündemlerinden, zorluklarından ve yatırımları yöneltecekleri alanlardan olacaktır.

Tüm bunlarla birlikte kurumların/şirketlerin karşısına birçok cevaplanması gereken soru çıkmaktadır:

Bilgi Sistemleriniz yaptığınız ana işiniz ve iş modeliniz ile uyumlu bir halde mi?

Bilgi sistemleriniz iş gereksinimlerinizi karşılıyor, işlerinizi yeterince kolaylaştırıyor mu?

Bilgi sistemleriniz size yeni iş fırsatları yaratıyor, rekabette sizi öne çıkarıyor mu?

Kurumunuz/işletmeniz değişikliklere kolayca uyum sağlayabiliyor mu? Bu noktada bilgi sistemleriniz size bir kolaylık/çeviklik sağlıyor mu?

Bilgi sistemlerinin işinize katma değer kattığını düşünüyor musunuz? Bu katma değeri nasıl ölçebildiğinizi düşünüyorsunuz? Bu alanda yaptığınız yatırımların gerekliliğini ve yararını kanıtlayabiliyor musunuz?

Farklı bileşenlerden oluşan bilgi sistemleriniz kesintisiz olarak iş yapmanızı sağlıyor mu? Bu noktada yeterince önlem aldığınızı düşünüyor musunuz?

Bilgi sistemlerinizin devre dışı kalmasının size kaybettirdikleri neler, bu noktada bir kesinti kurumunuza/şirketinize ne tür maliyetler getiriyor, bunları ölçebiliyor musunuz?

Bu soruları daha da artırabiliriz. Artık her şekilde görüldüğü üzere kurumların/şirketlerin bilgi teknolojileri ekseninde kişisel amaçlı kullanımdan, yerel ve geniş alan ağ uygulamalarına ve ötesinde global uygulamalara kadar uzanan ve gün geçtikçe de daha fazla karmaşıklaşan bir teknoloji gelişim çizgisi bulunmakta ve burada da her türlü entegrasyon know-how esaslı uçtan uca bir bakış ve yaklaşım gerekmektedir.

Dijital iş yapmanın kaçınılmaz hale geldiği günümüzde, kurumlar/şirketler rekabet ortamında avantajlar sağlayabilmesi için bilgi teknolojileri departmanlarına baskıya devam ederken aynı anda bu departmanların yaptıkları harcamalara da dikkat kesilmektedirler.

Bu departmanlar hem yatırımların maliyeti (Total Cost of Ownership (TCO)– Toplam Sahip olma Maliyeti) hem de bu yatırımların işe katkısı ve geri dönüşü (Return on Investment (ROI) – Yatırımın Geri Dönüşü) noktasında kendilerini sürekli bir şekilde ifade etmek zorunda hissetmektedirler.

Bizler, OreSoft olarak yapılan bu IT yatırımlarının iş ve iş süreçlerine nasıl etki edebileceğini belirtmeyi, şirketlerin yaptıkları IT ve teknolojik yatırımlarında; hangi yatırımı ve hangi yönde yatırım yapmaları gerektiği, mevcut seçenek bolluğunda rekabet gücünü artırıcı yatırımlara yöneltme noktasında önermelerde bulunmayı görev olarak görmekteyiz.